2008 Yılı Kazı ve Araştırma Sonuçları


Yüzey Araştırması 2008

S. Gülçur-P. Çaylı-I. Demirtaş-C. Wawruschka 1

Aksaray, Nevşehir, Niğde İlleri 1993-2001 Yüzey Araştırmaları’nın ana hedefleri arasında, başta Güvercinkayası olmak üzere, bölgede gerçekleştirilen arkeolojik kazıların verilerini de katarak çok katmanlı bir yerleşme ve çevre modelleme projesini GIS hayata geçirmek bulunmaktaydı. Bu bağlamda, 2008 Şubat ayında başlatılan “Orta Anadolu Tarihöncesi Yerleşmeleri ve Kültürel Çevre” başlıklı TÜBİTAK projesinin (SOBAG Proje No: 107K489), 1. Dönem alan çalışmalarının en önemli ayağını, “Aksaray, Nevşehir, Niğde İlleri 2008 Yüzey Araştırması” oluşturmuştur.

TÜBİTAK projemiz kapsamında öngörülen çalışma takvimi uyarınca, 1-30 Eylül 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilmesi plânlanan etkinlik için, ikinci dönem proje ödeneği faslında yer alan araç kirası bedelinin (5.250,00 TL) serbest bırakılması gerekmekteydi. Ancak, TÜBİTAK ‘a sunulan 1. Ara Rapor’un değerlendirilmesinin Eylül ayı ortalarına sarkması nedeniyle araç kira bedeli tarafımıza ulaştırılamamıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı DÖSİMM tarafından sağlanacağı bildirilen 2500YT’lik yüzey araştırması ödeneği de elimize geçmemiştir. Finansal kaynak bulmada yaşanan zorluklar, İ.Ü. BAP Birimi’nin Güvercinkayası 2008 Kazısı için sağladığı bütçeden karşılanarak aşılmıştır.

Yüzey araştırmalarına hazırlık aşamasında, İ.Ü. Prehistorya A.D laboratuvarında bulunan 1993-2001 yılı çalışmaları sırasında toplanan analizlik çanak çömlek yeniden elden geçirilmiş, gözden kaçmış Kalkolitik malzeme bulunup bulunmadığı sınanmış, eksik kalan buluntu çizimleri tamamlanmıştır. Bu çalışmada Ark. F. Karamısır-Yıldız’ın, “Orta Anadolu Aksaray Yöresi Kültepe, Toptepe, Geyral ve Alayhan Höyükleri Çanak Çömlekleri” başlıklı yüksek lisans tez çalışması da yol gösterici olmuştur.

Mercimekkayası, Toptepe, Zohul 1, Güzelyurt-Gelveri, Sevinçli/Canavarlıtepe,) yeniden ziyaret edilerek, kesin konumlarının bir GPS aygıtıyla belirlenmesi bulunmaktadır (Harita 1).

Proje metodolojisi, beş çalışma aşamasını kapsamaktadır. Yerleşmeleri barındıran yüzey araştırması alanı (makro/geniş bölge), Güvercinkayası yakın çevresi mezo/orta bölge) ve Kalkolitik Çağ model yerleşmesi bağlamında Güvercinkayası yerleşmesi (mikro/dar bölge) olmak üzere üç ölçekte incelenecektir.

Harita 1: 1993-2001 Yılları “Aksaray, Nevşehir, Niğde İlleri Yüzey Araştırmaları”ndan Bilinen Kalkolitik Dönem Yerleşmeleri

Araştırmanın öncelikli hedefleri arasında, 1993-2001 araştırma dönemlerinde saptanan Kalkolitik Dönem buluntu alanlarının (Tepesidelik Han Doğusu höyük, Alayhan Höyük, Büyük Deller, Oluklunun Kaya, Kumluelma Mevkii,

Projede, kaynağını aldığı Melendizler’den Tuz Gölü eşiğine kadar uzanan Melendiz Su havzası, makro bölge olarak belirlenmiştir. Çalışmanın bu adımında, geniş bölgede gerçekleştirilmiş arkeolojik kazılar ve yüzey araştırmaları sonucunda saptanmış, Çanak Çömlekli Neolitik’ten Kalkolitik Çağ’ın (M.Ö. 7000-3200) sonuna kadar tarihlenen bütün yerleşmelerle birlikte çevrede mevcut hammadde kaynakları, akarsular, göller, antik/eski yollar v.b. de belgelenerek elektronik ortamda değişik katmanlı haritalara işlenecektir. Anadolu’nun ana ulaşım arterleri, arkeolojik ve tarihi belgelerden de bilindiği üzere, topografyanın sağladığı olanaklar doğrultusunda, gide gele oluşmuş antik/eski göç yolları üzerindedir. Haritalama çalışmalarında, Kalkolitik yerleşmelerin yollarla olan bağlantılarının saptanmasına, ve bu çalışmalara paralel olarak, eski buluntu alanları çevresinde varsa gözden kaçmış ören yerlerinin saptanmasına da çalışılacaktır.

Mezo ölçekteki bölgeyse, her yerleşmenin geçim ekonomisini sürdürebileceği, tarım arazilerini de kapsayan, 5 km yarıçapında, kendi döneminin özellikleriyle tanımlanan doğal çevredir. Yerleşmeleri kuşatan 5 km genişliğindeki yarıçap, çiftçilerin günlük işlerini aksatmadan tarlalarına rahatlıkla gidip gelebileceklerinin varsayıldığı, yürüme mesafesidir. Araştırma bölgesinde, değişik belgeleme metotlarının uygulandığı kısıtlı sayıdaki arkeolojik kazı, yerleşmelerin doğrudan birbirleriyle karşılaştırılmasını güçleştirecektir. Buna karşılık, buluntu alanları bazında, tek tek saptanmış mezo ölçekli faaliyet alanlarının birbirleriyle karşılaştırılması, arkeolojik kazı yapılmadan da yerleşmelerin sürdürülebilir geçim ekonomilerinin türü ve yerleşim düzenleri hakkında ilk kanıtları sağlayacaktır. Bu kanıtlar, bölgedeki arkeolojik kazılardan elde edilmiş arkeozoolojik ve arkeobotanik verilerin yansıra pollen diyagramlarıyla kontrol edilip desteklenecektir.

Mikro ölçek, araştırmaya konu tek bir yerleşmeyle, modellenecek yerleşmeyle örtüşmektedir. Bu çalışmada modellenecek yerleşme, 1996-2008 yılları arasında gerçekleştirilen arazi çalışmalarında açığa çıkarılan mimari kalıntıları ve diğer buluntularıyla “Güvercinkayası” dır. Bu bağlamda, yerleşmedeki konutların planları yapı evreleri gözetilerek dijital ortama aktarılacak ve bu yapılar ortak bir sistem dahilinde tanımlanacaktır. Her yapı içinde ele geçen araç ve gereç topluluklarının tafonomik açıdan değerlendirilmesiyle, yapı kalıntılarının işlevsel görevleri ve yapılar içindeki aktivite alanlarının belirlenmesine gidilecektir. Taşınabilir envanterler içinde çanak çömleğe ait, her konut ünitesinden elde edilen parçaların önce form serileri saptanacak, bu serilerin birbirleriyle karşılaştırılmasının ardından, her konutta bulunduğu varsayılan ortalama bir takım belirlenecektir. Çanak çömlek envanterleri, bu takıma uygunluk ya da aykırılık, diğer konutlarda bulunmayan biçimler, prestij malları, depo kaplarının yoğunluğu, olası ithal örnekler bağlamında bir daha gözden geçirilerek, yerleşme içi hiyerarşik yapı ve konutların değişik amaçlara hizmeti gibi soruları yanıtlamakta kullanılacaktır.

Yukarıda özetlenen çerçevede, makro bölgede yer alan Demirci Kasabası (Gülağaç İlçesi) sınırları içindeki Büyük Deller (P34/21) ve Oluklunun Kaya (P34/28) yerleşmelerini ziyaretle, ilk etap arazi çalışmaları başlatılmıştır (Resim 1-2).

Adını, konuşlandığı yüksek kayalık tepeden alan Büyük Deller öreni üzerinde değişik dönemlerde yapılan toplamalarda, geç dönem çanak çömlek parçalarının yanı sıra, Orta Kalkolitik Dönem’e tarihlenen çok sayıda malzeme de ele geçmiştir (Esin, Gülçur, Özel 1999: 189; Gülçur 1999: 115; Gülçur 2002: 272). Bu türden malzemenin özellikle güneydoğuya doğru bir burun şeklinde uzanan kayalığın altındaki yamaç akıntısında yer alması dikkat çekicidir. Gene bu alanda, çok sayıda işlenmiş obsidiyen parçaları ele geçmiştir.

Resim 1: Büyük Deller (P34/21)

Tarım faaliyetleri nedeniyle giderek aşınan ve kaybolmaya yüz tutan tek Oluklununkaya yerleşmesiyse, Karasu’nun Melendiz’e katışmak üzere batıya doğru yönlendiği kesimde, akarsuyun güneye bakan kayalık terası üzerinde bulunmaktadır. Tek dönemi yansıttığı sanılan yerleşme, özellikle malzeme açısından Güvercinkayası malzemesiyle bire bir örtüşmektedir (Gülçur, 1995a: 199; Gülçur, 1997: 405; Gülçur, 1999: 114). En yoğun Kalkolitik çanak çömlek topluluğu, 2008 çaışmalarında da gene bu yerleşmeden toplanmıştır (Resim 3).

Resim 2: Oluklunun Kaya (P34/28)

Resim 3: Orta Kalkolitik Dönem Çanak Çömlek Örnekleri

Demirci arazisi içinde, neredeyse birbirini görür konumda va uzaklıkta, aynı döneme tarihlenen iki yerleşmenin bulunuşu, yeleşmelerin birbirinin ardılı olup olmadıkları sorusunu akla getirmektedir. Özellikle Büyük Deller masifi, yerleşim stratejileri açısından, Güvercinkayası’nın da dahil olduğu diğer yüksek konumdaki yerleşmelerle benzerlik göstermektedir. Bu sorunun çözümüyse, ancak her iki ören yerinde yapılması önerilebilecek sondaj çalışmalarıyla açıklık kazanabilecektir.

Araştırmanın ikinci etabında, Aksaray-Nevşehir ana şosesi güzergâhı üzerinde Kalkolitik malzeme veren Tepesidelik Han Doğusu Höyük (P33/35) ve Alayhan (034/01) Höyük yeniden ziyaret edilmiştir.

Selçuklu kervansaraylarının hemen yakınında, önemli ana yol güzergâhlarını, bir diğer söylemle ticaret yollarını tutan bu türden höyükler, hiç kuşkusuz, bölgeler arası iletişim hakkında da önemli ipuçlarını barındırmaktadır.

Adından da anlaşılacağı üzere Tepesidelik Han Doğusu Höyük, bir diğer adı da Öresin Han olan ve yakın dönemde özel bir şirket tarafından onarılmasına başlanan han harabesinin hemen yakınında yer almaktadır. Han harabesinin hemen kuzeyinde, suyu hiç kesilmeyen bir tatlısu kaynağı bulunmaktadır. Üzerinde çok sayıda defineci çukuru gözlemlenen orta boyutlu bu höyük, büyük olasılıkla Asur Koloni Çağ’ının önemli konaklama alanlarından biridir (Gülçur 1995b: 155). 2008 yüzey araştırmasında yapılan toplamada, Kalkolitik Dönem’e tarihlenebilecek tek tük parça ele geçmiştir (Resim 4).

Resim 4: Kalkolitik Dönem Çanak Çömlek Örneği

Alayhan Höyük, Aksaray-Nevşehir ana şosesi kuzeyinde, Alayhan köyünün batısında uzanan bereketli vadide, tarım arazisinin ortasında yer almaktadır. Sivri konik görünümlü, dik yamaçlı, bölge genelinde oldukça büyük sayılabilecek bir höyüktür. Höyüğün zirve konisi üzerinde açılan defineci çukurları etrafında, mimari kalıntılara işaret edebilecek yapı ögeleri gözlemlenmiştir. Üzerinden toprak çekenlerin öleceğine dair bir söylence de olan höyükten, Güvercinkayası benzeri siyah parlak açkılı Orta Kalkolitik döneme tarihlenebilecek örneklerin yanı sıra, kırmızı astarlı el yapımı İTÇ’na tarihlenebilecek çanak çömlekler de toplanmıştır (Esin-Gülçur-Kurar, 1998: 234).

Yüzey araştırmasının üçüncü etabında, Aksaray İli Güzelyurt ilçesi Selime Kasabası kırsalında bulunan Top Tepe’nin (P33/20) yanısıra, Güzelyurt ilçesi sınırları içinde yer alan Zohul (P34/7) ve Gelveri/Yüksekkilise (P34/11) buluntu alanlarına yönelinmiştir.

Doğusundan geçen Aksaray-Selime-Güzelyurt yolundan rahatça görülebilen, Toptepe Mevkiinde Karaağıl Deresi’nin sol kıyısında yer alan Toptepe, Kalkolitik/İ.T.Ç. dönemlerinden itibaren iskân edilmiş çok katlı, orta boyutlu bir höyüktür (Gülçur 1995b: 154) (Resim 5). Bu yıl ki ziyaretimizde, ören yerinde ağır iş makineleri ve insan gücüyle açılmış kaçak kazı çukurları belgelenmiş, kaçak kazının devam ettiğini gösteren araç ve gereçler saptanmıştır. Bu bağlamda, bakanlık temsilcimiz Abdullah Hacar tarafından, Güzelyurt Kaymakamlığı’na, kaçak kazıya ilişkin gerekli işlemlerin yapılması konusunda bir dilekçe gönderilmiştir. Höyük üzerinden Güvercinkayası malzemesi benzeri siyah açkılı az sayıda parça toplanabilmiştir (Resim 6).

Resim 5: Top Tepe (P33/20) Kuzeyden Görünüm

Resim 6: Kalkolitik Dönem Çanak Çömlek Örneği

Zohul mevkii, Güzelyurt ilçesine doğru tırmanışa geçen ana yolun sağ kıyısında uzanan tarlalara verilen addır (Resim 7). Bir kuru dere yatağıyla ikiye ayrılan bu arazi parçası, Güzelyurt masifi ve Kemikli Kaya arasındaki uzanan vadiyi ikiye bölen Gözkaya Tepesi’nin hemen kuzeyindedir (Gülçur 1995b: 156). Özellikle, kuru dere yatağının doğusunda kalan parça (Zohul 1), kuzeydoğuya doğru hafifçe yükselmekte ve yola bitişen kesiminde höyükleşme olabilecek bir tümsek göze çarpmaktadır. Bu alandan, oldukça yoğun oranda Kalkolitik/İTÇ (yoğun) ve 2. bin sonlarına tarihlenen çanak çömlekle, işlenmiş obsidiyen parçaları toplanmıştır (Gülçur 1995b: 161, 163 ) .

Resim 7: Zohul 1 (P34/7)

Gelveri (P34/11) yamaç yerleşmesi, Aksaray İli Güzelyurt İlçesi’nin batısında, Selindiz Deresi’nin suladığı derin vadinin sağ kıyısında, yatağa kuzey-güney ekseninde bir burun şeklinde uzanan, zirve düzlüğünde 19. yy ait bir kilisenin bulunduğu sarp ve kayalık Kilise Tepesi’nin terasları üzerine yayılmış, Orta Kalkolitik Dönem’e tarihlenen bir ören yeridir (Gülçur 2008: 22).

U. Esin, Kilise Tepesi’nin kuzey eteğinde, kısa süreli bir sondaj çalışması gerçekleştirmiştir. Üç gün süren bu çalışmalar sırasında, kuzeyden, Kemikli Kaya yönünden gelen servis yolu kenarında açılan B açmasında, çanak çömlek ve obsidiyen dışında bazı temel kalıntılarına da rastlanmıştır. Esin, Gelveri çanak çömleğini Güneydoğu Avrupa kültürel ilişkisi açısından ele alarak, çanak çömleği beş mal grubu altında inceleyerek tanımlamıştır (Esin, 1993: 48-56).

Gülçur, 1-21 Ağustos 2007 tarihleri arasında, ören yerini çevresiyle birlikte 1. dereceden arkeolojik sit olarak tescillemek üzere kayda alan Konya Kültür ve Tabiat Varliklarını Koruma Kurulu’nun izniyle Aksaray Müzesi Müdürlüğü başkanlığında Güvercinkayası kazı bütçesinden sağlanan ödenekle bir sondaj çalışması gerçekleştirmiştir. Sondaj açmaları, tahribatın en az olduğu düşünülen, doğuya bakan yamacın her iki taraftan kayalıklarla korunan kesiminde uygulanmıştır. Dört ayrı noktada (AI-AIV), kuzey güney ekseninde yerleştirilen açmalarda, oldukça sağlam taş mimari kalıntılarına ve AIII sondajında, mimariden daha eski tarihlendiği önerilen, kayaya açılmış bir dizi çukura da rastlanmıştır.

Gülçur, Gelveri çanak çömleği hakkında Esin’in mal tanımlarını doğrulanmakla birlikte 2, tüm malzemenin % 70 kadarını Can Hasan 2B/A tabakalarından scored ware olarak bilinen, yüzeyi tarazlı kaba bir malzemenin oluşturduğunu (French, 2005: 21, 22, 29), geri kalan daha temiz hamurlu açkılı mallar arasında ± %16’sının Gelveri bezeklileriyle temsil edildiğini kaydetmektedir (Gülçur, 2008: 22). Sondajların en alt seviyelerinde ele geçen, natüralist uslupta kabartma bezekli bir kaç örneğin en yakın benzerleriyse, Tepecik Çiftlik (Niğde) ve Köşk Höyük (Bor, Niğde) yerleşmelerinin II tabakalarından bilinmektedir. Bu son dönem çalışması, Gelveri yamaç yerleşmesinin bölge Kalkolitiği içindeki yerinin daha tanımlı hale getirilmesine büyük katkı sağlamıştır. Sondajda açığa çıkarılan çanak çömlek, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü yüksek lisans öğrencilerinden Ark. Ozan Özbudak tarafından tez malzemesi olarak çalışılmaktadır.

Araştırmanın dördüncü etabında, Aksaray İli Gösterli Beldesi güneyinde yer alan Kumluelma Mevkii ( P34/156) ve Mercimek Kayası (P34/157) ziyaret edilmiştir. 2000 yılı yüzey araştırmasında saptanan Kumluelma Mevkii, Eski Gösterli köyünün güneyinde Çatakboğazı’na doğru yönlenen vadide konuçlanmıştır. Doğusu sarp ve yüksek kayalık, batısı iri çakıllı dere yatağıdır. Buluntu alanı, Çatakboğazı yönünde tırmanışa geçen bir patika tarafından kesilmiştir. Patikanın doğusunda yükselen sarp yamaç eteğinde , yumuşak topraklı bir alan göze çarpmaktadır. Bu alandan etrafa çanak çömlekli bir akıntı yayılmaktadır. Öğrencilerle sarp yamacın tümü, zirvedeki kayalığa kadar taranmış, fakat herhangi bir yerleşme izine rastlanılmamıştır (Resim 8).

Resim 8: Kumluelma Mevkii ( P34/156)

Mercimekkayası, Gösterli Köyü’nün güneyinde bulunan Çatakboğazı’nda, ulaşımı zor, yar biçiminde sarp kayalık arazide, kuru dere yatağına doğru güneydoğu yönünde bir burun yaparak düşen (: ±1600 m) çıkıntı üzerinde yer almıştır. Kayalık yükseltinin doğusunu ve çevresini meşelik dağlık arazi oluşturmaktadır (Gülçur 2002: 274) (Resim 9).

Bu yıl ki ziyaretimizde, geçen süre içinde topoğrafyanın erozyon nedeniyle çok değiştiği gözlemlenmiştir. Burunun üzerinde yer alan ve 2000 yılında belirgin bir tümsek şeklinde izlenen tümülüsün etrafı yukarıdan gelen toprakla dolmuştur. Zirve düzlüğünün güney kenarında da geç dönem (Demir Çağı?) küp parçalarının izlendiği bir defineci çukuru açılmıştır. En fazla Kalkolitik malzemenin toplandığı, yumuşak topraklı güney yamaçsa, toplama yapmayı olanaksız kılacak biçimde, yerde yayılan bitkilerle kaplanmıştır (Resim 10).

Resim 9: Mercimek Kayası (P34/157)

Çalışma alanımızda önceden belirlenen buluntu alanlarına yapılan ziyaretlerle dönüşümlü olarak, bölgede çanak çömlek yapımına ve kullanımına yönelik, görsel kayıt cihazlarıyla desteklenen sözlü tarih ve etnoarkeoloji araştırmaları da yürütülmüştür (Resim 11).

Resim 10: Kalkolitik Dönem Çanak Çömlek Örnekleri

Güzelyurt İlçesi (Gelveri) sakinlerinden Kadir Gök aracılığıyla ulaşılan çömlekçi ustası Muharrem Vurgun’la yapılan görüşmede çok değerli bilgilere ulaşılmıştır. Vurgun, eskiden komşu illerden de büyük talep gören, çark işi Gelveri çanak çömleğinin 1960’lardan bu yana üretilmediğini ve günümüzde konunun uzmanı ancak birkaç çömlekçi ustasının hayatta kaldığını belirtmiştir. Vurgun, kilin elde edilmesinde yerel kaynaklardan yararlanıldığını, yüzeyden, açık hava madenciliğiyle çıkarılan iki tür topraktan, az özlü boz toprak ve özlü siyah toprak/orman toprağından bahsetmektedir. Bölgede tercih edilen Gelveri çanak çömleğinin, bu her iki toprak türünün yarı yarıya karıştırılmasıyla oluşan çömlekçi hamurundan üretildiğini söylemektedir. Bu karışımdan üretilen kaplar özellikle pişirme için uygunken, geçirimsizliği yüksek saklama kapları olarak da Avanos mamüllerinin tercih edildiğini vurgulamıştır. Bunda etken, kullanılan toprağın cinsidir. Önümüzdeki araştırma sezonlarında, M. Vurgun’un, fırınlanmamış pek çok malzemenin de bulunduğu atölyesi, çömlekçi fırınıyla çizilerek belgelenecektir.

Resim 11: Bölgede, günümüzde kullanılan pişmiş toprak kaplar ve yerel adları

Çapraz analizlerde kullanılmak üzere, Vurgun’un fırınlanmamış üretimlerinden ve çevrede bulunan değişik vasıflı kil yataklarından alınan örnekler projenin makro ölçek ayağının önemli bir bölümünü oluşturacaktır.

2009 yazında, bir ay süreyle yürütülmesi planlanan 2. Dönem Arazi Çalışmaları’nda Aksaray İli Sevinçli Kasabası ve çevresi başta olmak üzere Geyral, Kültepe gibi merkezi konumdaki höyüklere gidilmesi ve aynı yöntemler kullanılarak veri toplamaya devam edilmesi öngörülmektedir. Etnoarkeoloji çalışmaları kapsamında Çatalsu, Demirci ve Güzelyurt’taki evlerde halen kullanımda bulunan pişmiş toprak kapların resimlenerek belgelenmesine ve kadınlarla konuşularak kapların türleri, türlerine göre verilen adlar ve işlevlerinin belirlenmesine yönelik bir anket çalışması başlatılmıştır. Anket çalışması, ilk dönem verilerinden hareketle yeniden düzenlenerek uygulanacaktır.

Kaynakça
ESİN, U.
1993 Gelveri – Ein Beispiel für die kulturellen Beziehungen zwischen Zentralanatolien und Südosteuropa während des Chalkolithikums. Anatolica 19, Special Issue on Anatolia and The Balkans Symposium: 47- 56.

ESİN, U. -S. GÜLÇUR-M.E. ÖZEL
1999 “Aksaray, Nevşehir, Niğde İlleri 1997 Ortak Yüzey Araştırması”, XVI. Araştırma Sonuçları Toplantısı II, Tarsus 25-29 Mayıs 1998, Ankara, 187-207.

ESİN, U., S GÜLÇUR, H. KURAR
1998 “Aksaray, Nevşehir, Niğde İlleri 1996 Ortak Yüzey Araştırması”, XV. Araştırma Sonuçları Toplantısı 2, 26–30 Mayıs 1997, Ankara, 233-246.

FRENCH, D.
2005 Canhasan Sites 2. Canhasan I: The Pottery, The British Institute at Ankara Monograph 32, Cheshire.

GÜLÇUR, S.
1995a “Aksaray, Niğde ve Nevşehir İlleri 1993 Yüzey Araştırması”, XI. Araştırma Sonuçları Toplantısı, Ankara, 30 Mayıs-3 Haziran 1994, Ankara, 191-213.
1995b “Some Unknown Aspects of Western Cappadocia”, Halet Çambel için Prehistorya Yazıları, Graphis Yay., İstanbul, 149-173.
1997 “Aksaray, Nevşehir, Niğde İlleri 1995 Ortak Yüzey Araştırması”, XIV. Araştırma Sonucları Toplantısı, 2, 27 – 31 Mayıs 1996. Ankara, 401-411.
1999 “Aksaray, Nevşehir, Niğde İlleri 1994 Yüzey Araştırması”. Anadolu Araştırmaları XV, İstanbul, 105-136.
2002 “Aksaray, Nevşehir, Niğde İlleri 2000 Yüzey Araştırması”, 19. Araştırma Sonuçları Toplantısı 2, Ankara, 28 Mayıs-01 Haziran 2001, Ankara, 271- 281.
2008 “Gelveri Yüksekklise 2007 Sondaj Çalışması”, Türk Eski Çağ Enstitüsü Haberler Bülteni 25, İstanbul, 22.